menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tanrı’yı dava etmek

24 0
07.09.2026

Varlık yokluğun karşıtıdır; somut olarak maddi dünyada, kimi zaman laboratuvar ortamında, bazen de etkilerini yaşayarak görür, yaşarız var olanı. Varlığın bir başka boyutu da inanmakla ilgilidir; onun hayatiyetini inancımız üzerinden ifade ederiz. İnandığımız için Tanrı dünyamızda “vardır”, değil mi? İnanmayan için aynı cümleyi kuramayız hâliyle. O zaman şunu soralım: Var olan sorgulanır ve hatta dava edilir mi? Tartışmaya açık bir durum elbette, zira verilen her yanıt zihin dünyamızı beslediği oranda muteberdir.

Tarih boyunca Tanrı’yı dava edenler olmuş mudur peki? Sorunun yanıtına birazdan geleceğim ama ona geçmeden önce Kur’an’dan bir ayet aktarmak istiyorum.

“Hani rabbin meleklere, ‘Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım’ demişti. Onlar, ‘Biz seni övgü ile tesbih ederken ve senin kutsallığını dile getirip dururken orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?’ dediler. Allah, ‘Şüphe yok ki ben sizin bilmediklerinizi bilirim’ buyurdu.”

Ayette geçen bu konuşmayı salt bir sorunun yanıtlanması biçiminde okuyamayız diye düşünüyorum. Zira soruya burada bir anlam yükleniyor; dökülecek kanlardan, çıkacak kargaşa ortamından bahsediliyor. “Böyle biri neden yaratılır?” minvalinde bir soru yöneltiliyor. Önemli bir ayet olduğunu düşünüyorum. İnsanı düşünmeye çağırıyor. Düşünceye pusula oluyor bir yerde.

Gelelim Tanrı’nın yargılanmasına.

Amerika Birleşik Devletleri’nde Nebraska eyalet senatörü Ernie Chambers, Tanrı’nın kendisini ve Nebraska halkını tehdit ettiği, dünyadaki milyonlarca insana dehşet saldığı, yaygın........

© 12punto