Ayakkabıları su alan bir ülke: Ahmet Uluçay

Ahmet Uluçay, 23 Aralık 2000 tarihli güncesine şöyle yazmıştı:

“Ayakkabılarım su alır diye, akşam yemekten sonra karda dışarı çıkmaya korktum. Doğru dürüst ayakkabım yok. 2,5 milyona aldığım Denizli işi bir çift ayakkabım var yalnızca.”

Bu satırları yazarken, üç yıl sonra gösterime girecek olan Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filminin hazırlıkları içindeydi. O günlerde İstanbul’a gelip gidiyor, “ünlü” isimlerle tanışıyor, ödüller alıyor; Tepecik’teki evinde CNN Türk kendisiyle röportaj yapıyordu. Bütün bunlar olurken, akşam vakti karda dışarı çıkmaya korkacak kadar yoksuldu. Giyecek çizmeleri olmasa muhtemelen de çıkamayacaktı.

Ahmet Uluçay, 2 Aralık 1954’te Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Tepecik beldesinde dünyaya geldi. Aradan 54 yıl geçti; yine bir Aralık gününde hayata veda etti. Çocukluğundan beri sinemaya tutkuyla bağlıydı. Henüz 12 yaşındayken arkadaşı İsmail Mutlu ile bir film makinesi yapmaya giriştiler ve bunu başardılar. Tıpkı yıllar sonra çekeceği filmde olduğu gibi, bir ahırda köy halkına film gösterdiler. Ardından Tepecik Köyü Arkadaş Sinema Grubu’nu kurdular. Üç kişiydiler: Ahmet Uluçay, maden işçisi arkadaşı Şerif Akarsu ve kümes hayvancılığıyla uğraşan kadim dostu İsmail Mutlu.

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, gösterime girdiği andan itibaren izleyiciden tam not aldı. Büyük bir beğeniyle karşılandı. Şahsen benim de hayatımda izlediğim en iyi filmlerden biridir. Film, Türkiye’de ve yurt dışında yaklaşık kırk ödül kazandı. Böylesine büyük bir değerdi Ahmet Uluçay. Ne var ki, hayatından yokluk ve yoksulluk hiç eksik olmadı.

Bunu nereden mi biliyoruz? Sinema İçin Bunca Acıya Değer mi adlı güncesinde, yaşadıklarını gün gün kayda geçirmişti. Birazdan o notlardan bazılarını paylaşacağım. Ancak önce şunu söylemem gerekiyor: Ahmet Uluçay’ın yanından bile geçemeyecek isimler şan, şöhret ve para sahibi olurken; o, bir şekilde yalnız kaldı.........

© 12punto