Ahlaksızlık ve Siyasetsizlik

16 Kasım 2024'te bu köşede şunları demiştim: ''Artık kabul edelim... Toplum parçalanıyor. Toplumsal bağlar sarsılıyor. Tüm toplumsal ilişkiler, paraya, çıkara ve güce indirgenmiş durumda. Parası olan, çıkarını savunabilen güç sahipleri dilediğini yapıyor. Bu imkanlara sahip olmayanlar da keklik gibi avlanıyor, kurban oluyor. Adalet mülkün temeli! Adaletsizlik ise kaosun nedeni! Samimi olalım. Kaostan beslenenler daha güçlü.''

(tamamı için bkz. https://12punto.com.tr/yazarlar/cenk-ozdag/toplumu-suctan-korumak-ve-samimiyet-60447)

Ahlaksızlık kol geziyor. Konu ahlaka gelince, çoğu kişinin aklına eğitim, daha iyi eğitim, sonra daha da iyi eğitim geliyor. Kimileri bunu dinle çözmek arzusunda... Kimileriyse çözemeyeceğimiz sorunlara odaklanıyor. ''Fi tarihinde şu inanca girdik veya fi tarihinde şöyle bir olay oldu...'' Yani artık geçmiş olsun. Genlerimizde bu var güya.

Ahlaksızlıktan ne zaman söz açılsa eğitime, dine, kültürel ve etik vaaze yer açılıyor. Oysa, ahlaksızlık ve ahlak, toplumsal algı ve davranış kalıplarıyla ve bunların yorumlanmasıyla ilgili. Bu algı ve davranış kalıplarını değiştirmeye yönelmediğinizde, konuşmak beyhude.

Şimdi Türkiye'de garip şeyler oluyor. Yurtdışı finansal derecelendirme kuruluşularının raporlarından olumlu sonuç almak, gündemi değiştirmek, mıntıka temizliği yapmak, alternatifleri yok etmek... Bunlar doğru olsa bile, nedenleri ne olursa olsun ''temiz eller'' operasyonlarını andıran birtakım olaylara tanık oluyoruz. Fark ediyoruz ki tuz kokmuş. Önce Yenidoğan çetesi ve benzer suç örgütleri, polis içinde, yargı içinde, belediyeler içinde, medya ve spor dünyasında yaşanan ahlaksızlıklar, uyuşturucu trafiği... Tüm bunlar toplumun........

© 12punto