Kaybedenler Kulübü
Teknoloji dünyasında bazen yarışın kazananını anlamak zordur. Çünkü herkes aynı yarışı koşmuyor olabilir.
Marques Brownlee’nin son videosu tam da bu soruyu tartışıyor. Apple yapay zekâ yarışını kaybetti mi? Videonun sonunda verdiği cevap net: “Apple lost the AI race.” Ben de aynı fikirdeyim. Hatta bir adım daha ileri giderek şunu söyleyebilirim: Apple bugün yapay zekâ çağının kazananları arasında değil, “Kaybedenler Kulübü”nde yer alıyor.
Bunun nedeni Apple Intelligence’ın birkaç özelliğinin eksik olması değil. Sorun çok daha derinde.
Yirmi yıl boyunca Apple’ın en büyük gücü, yeni teknolojileri ilk çıkaran şirket olmamasıydı. MP3 çaları Apple icat etmedi. Akıllı telefonu da o bulmadı. Tableti de. Ama hepsini en iyi kullanıcı deneyimiyle yeniden tanımladı. Apple’ın stratejisi hep aynıydı: Bekle, başkaları hata yapsın, teknoloji olgunlaşsın, sonra onu kendi ekosistemine kusursuz şekilde yerleştir.
Bu model donanım çağında kusursuz çalıştı.
Fakat yapay zekâ farklı bir oyun.
Bu kez yarış, en iyi ürünü çıkarmakla ilgili değil. En iyi modeli eğitmekle, en büyük veri havuzuna sahip olmakla, en fazla geliştiriciyi çekmekle ve her gün milyonlarca kullanıcının oluşturduğu geri besleme döngüsünü yakalamakla ilgili.
OpenAI, Google, Anthropic, Meta ve xAI tam da bunu yapıyor.
Belki de fazla bekledi.
WWDC sahnesinde tanıtılan yeni Siri hâlâ ortada yok. Apple Intelligence ise rakiplerinin uzun zamandır sunduğu birçok özelliği yeni yeni yakalamaya çalışıyor. Bugün bir iPhone kullanıcısı, ChatGPT uygulamasını açarak Siri’nin yapamadığı birçok işi yapabiliyor.
Bu, Apple için alışılmadık bir durum.
Eskiden rakipler Apple’ın özelliklerini kopyalardı.
Bugün Apple rakiplerini yakalamaya çalışıyor.
Bu psikolojik eşik bile başlı başına önemli.
Peki Apple gerçekten kaybetti mi?
Burada Brownlee’nin videosundaki ikinci görüş devreye giriyor.
Belki de gerçekten iki ayrı yarış var.
Birincisi, yapay zekâ modellerini geliştirme yarışı.
Bu yarışın liderleri artık büyük ölçüde belli oldu.........
