Heyecanlanmak için gerçekten sebeplerim var

Geçtiğimiz hafta, danışma kurulu üyesi olduğum ve ilk günden beri severek çalıştığım Turkishe’nin 3. yaş günü kutlamasına katıldım. Türkiye’nin 81 ilinde üniversiteli 500 bin genç kadına ulaşan bu topluluk sayesinde; Şişecam ve Vestel Enerji ile başlatılan programlara katılan ve bu programları yürüten genç kadınlarla sohbet etme fırsatı buldum. Danışma kurulu olarak sahnede gururlu bir poz bile verdik.

Bu işler ve bu topluluklar beni gerçekten heyecanlandırıyor. Çünkü 20’li yaşlarının başındaki gençlerle, Anadolu’nun dört bir yanından gelen hikâyelerle bizi buluşturuyor. Bir süre önce Şişecam’ın “Geleceğe İlerleyen Kadınlar” programına konuşma yapmak için ekranımı açtığımda karşımdaki 800 kişiyi görmek, beni en az onlar kadar heyecanlandırmıştı.

Eyleme çağrıları çok güçlü. “Bir kadın değişirse dünya değişir; bir grup kadın değişirse dünyayı yerinden oynatır” diyecek kadar cesurlar. Farklı şehirlerden ve farklı hayat hikâyelerinden gelen genç kadınları bir araya getirmek kolay değil. Onlar için en iyi programları hazırlamak, alanında en iyi eğitmenleri buluşturmak da öyle. Gerçekten büyük iş.

Bu noktada şirketlerin bu işe inanarak iş birliği yapması da son derece kıymetli. Hem kurucusu Bahar’ı hem de destek veren ve katılan tüm kadınları tebrik etmek istiyorum. Aynı şekilde birlikte yol yürüyen Şişecam ve Vestel Enerji de alkışı hak ediyor. İş birliği yapmak ve birlikte üretmek isteyen kişi ve kurumlara gönül rahatlığıyla tavsiye edilir. Amaç net: genç kadınları desteklemek ve onlarla birlikte yarına yürümek.

Sonra daha uzaklara, Ankara’nın doğusuna gidin

Geçen hafta ayrıca Özyeğin Üniversitesi Girişimcilik Kulübü’nün bir etkinliğine de davetliydik. Farklı sektörlerden 8 konuk ve 36 genç, enerjik, meraklı katılımcıyla buluştuk. Girişimciler de vardı, kurumsal çalışanlar da; gençler de vardı, ben de.

Bu topluluk bize farklı bir deneyim sundu. Sahneye çıkıp kalabalıklara anlatmak yerine, kendimizi 5-6 dakika tanıttığımız kısa bir seansın ardından küçük gruplara ayrıldık ve birebir soru-cevap imkânı bulduk. Benim masa ortağım Cemal Tosun olunca deneyim daha da keyifli hâle geldi. Baştan itibaren iletişimiyle bizi harekete geçiren kulüp başkanı Mustafa Eren Soydan ve ekibi gerçekten çok iyi bir iş çıkardı. Etkinlikten ayrılırken herkes yorgundu ama bir o kadar da mutluydu. Harika gençlerle tanıştık.

Topluluklar ve sivil toplum oluşumları gençlerle başlıyor. Üniversitelerde bu hareket çok güçlü; hatta liselerde bile oldukça üretken kulüpler var. Bu topluluklarda en sevdiğim şey ise bireysel gelişimin ötesine geçip birlikte değişmenin ve dönüşmenin mümkün olduğunu göstermeleri.

Tek tek ilişkiler kurmak kadar, sonrasında bu ilişkileri sürdürmek ve destek olmaya devam etmek de önemli. Üniversitelere konuşmacı olarak gitmek, gençlerle tanışmak ve deneyim paylaşmak büyük değer taşıyor. Üstelik bu deneyimin yerini hiçbir şey tutmuyor. Yapay zekâya bırakılacak bir alan değil bu. “Nasıl olsa dijital ikizimi yollarım” demeyin; arabaya, metroya, uçağa atlayın ve gidin. Yakın okullardan başlayın, tadını çıkarın. Sonra daha uzaklara, Ankara’nın doğusuna gidin. Orada sizi bekleyen çok insan var.

Bu sabah da Karadeniz Teknik Üniversitesi Hayal Gücü Kulübü’nün davetlisi olarak Trabzon’a doğru yola çıkıyoruz. Üstelik yine harika bir ekiple: deprem sonrası Antakya’ya umut olan PuduHepa’nın kurucusu Renan Tavukçuoğlu, Genwise mezunu ve Hayal Gücü Merkezi kurucularından Melissa Dağlı ve finans dünyasının duayeni, aynı zamanda Nexera’nın kurucusu Cemal Tosun.

İşte bu buluşmalar, tanıştığımız genç insanlar bize umut veriyor. Hayat veriyor. Her şeyin değişebileceğine dair enerji ve harekete geçme gücü kazandırıyor.

Dedim ya, heyecanlanmak için sebeplerim var.


© 10 Haber