Bu da bir reçete sayılır
Sağlıklı ve uzun yaşamla ya da egzersizlerle ilgili değil bu reçete.
Sevdiğim bir söz vardır. İngiliz motivasyon konuşmacısı ve yazarı R.Willkins’e ait. “Geçmişi kitap gibi kullanın, eviniz gibi değil” der.
Kitaplar okunur, öğrenilir ve rafa kaldırılır; ancak orada yaşanmaz.
Geçmişi bir barınak veya kalıcı bir konut haline getirmek, bugünü ve geleceği kaçırmanıza yol açar.
Kitapların yerini şimdilerde kısa videolar aldı.
Geçmişte şu kentte hayat böyleydi, insanlar, ilişkiler şöyleydi gibi.
Wtahsapp grupları da bu tür videolarla doluyor.
Aslında geçmişin en büyük yanılgısı, akılda kötü anlardan çok iyi anların akılda kalması ve söylenmesi değil mi? Oysa biraz araştırsak, iyi dediğimiz günlerin de
o kadar ahım şahım olmadığını anlarız. Bu biraz bakış açısıyla ya da avunmayla ilgili.
Handikap burada yatıyor… Geçmişi alıp geleceğe getiriyoruz, onunla yatıp kalkıyoruz sonra da mutsuz olduğumuzu, eskisi gibi kimselere güvenemediğimizi, gülemediğimizi ya da bir zamanlar daha iyi yöneltildiğimizi falan söylüyoruz. Külliyen yanlış.
‘Madem yeniden bunları yaşamak istiyorsun, ey güzel........
