menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Atlarla mı konuşmalı, kazlarla mı?

44 0
26.03.2026

Çimenlikte gezinen bir kaz, yanında otlayan bir at yüzünden küçük düştüğünü düşünmüş ve ata tıslayarak şöyle demiş:

“Ben kesinlikle senden daha soylu ve mükemmel bir hayvanım. Çünkü senin yeteneğin tek bir şeyle sınırlı. Oysa ben karada senin gibi yürüyebilirim. Üstelik kanatlarım var uçabilirim. Ayrıca  istediğim zaman yüzebilir, kendimi ferahlatabilirim. Hem  kuşların, hem  balıkların, hem  dört  ayaklı  memelilerin farklı güçlerinin tadını çıkarabiliyorum.”,

At kişneyerek ve küçümseyerek yanıtlamış kazı:

“Üç özelliğe sahip  olduğun doğru, ama hiçbirinde kendini pek  fazla  gösteremiyorsun. Gerçekten uçabiliyorsun, ama uçuşun o kadar yavaş  ve sakar  ki, buna  uçmak denmez. Yüzebiliyorsun yüzmeye de, balıklar gibi suda yaşayamazsın. Yiyeceğini  bulamazsın ve suyun içinde  yüzemezsin. Geniş ayakların ve uzun boynunla, yanından geçenlere tıslayarak yürüdüğün ve sağa sola paytak paytak sallandığın için karada da da dolaşıyor sayılmazsın pek. Seni gören gülüyor. Ben varya ben, yalnızca karada yaşayacak şekilde  yaratılmışım. Zarifim. Bedenim heybetli, görünüşüm güzel, hızım  şaşırtıcı. Kısacası birçok  özelliğe  sahip  bir kaz olacağıma tek bir özellikle  sınırlı  olup  buna hayran olunmasını tercih  ederim.” (Boccaccio ve........

© 10 Haber