Mehmet Şimşek’e Açık Bir Çağrı: Pırlanta mı, Can mı?

Bu yazıyı kendim için yazmıyorum.

Sokakta, evinde, apartman önünde kedi-köpek besleyen milyonlar adına yazıyorum.

Bir de Çeşme’de, emekli maaşıyla sekiz köpeği doyurmaya çalışan annem adına.

Sayın Şimşek,

Biliyorum; önünüzde ağır dosyalar var. Enflasyon, bütçe disiplini, dış finansman, kredi notları… Hepsi hayati. Ama bazı kararlar vardır ki, etkisi bütçe tablolarından çok toplumun vicdanında hissedilir.

Bu mesele onlardan biri.

Türkiye’de bugün yaklaşık 4 milyon civarında sokak köpeği olduğu tahmin ediliyor. Resmî ve güncel bir sayım yok; bazı sivil toplum kuruluşları bu rakamı daha düşük, bazıları daha yüksek veriyor. Ama bir konuda herkes hemfikir: Sokakta milyonlarla ifade edilen bir hayvan nüfusu var.

Bu sayı çok yüksek.

Sürdürülebilir değil.

Ve bunu açıkça söylemek gerekir: Sokak hayvanlarının kontrolsüz biçimde artmasını kimse istemiyor.

Başıboş ve kontrolsüz hayvan popülasyonu, özellikle çocuklar ve yaşlılar için güvenlik riski yaratıyor. Bunu inkâr etmek ne vicdani ne de gerçekçi. Bu konuda toplumda geniş bir mutabakat var.

Çözüm de aslında tartışmalı değil:

Kısırlaştırma, kayıt altına alma ve yerel yönetimler eliyle sistemli kontrol.

Dünyanın her yerinde uygulanan en insani ve en kalıcı yöntem bu.

Ama burada çok önemli bir ayrımı net koymak gerekiyor:

Sayıyı kontrol etmek ile canlıyı aç bırakmak aynı şey değildir.

Güvenliği sağlamak ile merhameti terk etmek birbirinin alternatifi değildir.

Aksine, doğru denge tam da burada kurulmalıdır.

Bugün sokakta yaşayan hayvanların beslenmesi, bakımı ve temel sağlık........

© 10 Haber