Güç Boşluğu Affetmez: Zayıflık Görüldüğünde Dosyalar Açılır |
Uluslararası siyaset ahlâkla değil, güçle çalışır.
Bu bir tercih değil, bir gerçekliktir. Yaşadığımız gelişmeler bize bunu gösteriyor.
Londra’da öğrenciyken bir pizzacıda çalışıyordum. Dükkânın sahibi Süryani kökenliydi; Ortadoğu’dan Avrupa’ya savrulmuş, kimlik meselelerinin nasıl dönem dönem geri döndüğünü yaşayarak öğrenmiş biriydi. Türkiye’ye mesafeliydi ama söyledikleri ideolojik değil, tecrübeye dayalıydı.
Bir akşam, dükkân kapandıktan sonra biralarımızı yudumlarken sakin ama net bir cümle kurdu:
“Siz güçlü olduğunuzda Kürt, Ermeni, Süryani, Yunan meseleleri susar. Çünkü irade koyarsınız. Ama zayıfladığınız anda hepsi geri gelir. Hem de daha örgütlü ve daha pahalı.”
Bu bir tehdit değildi.
Bir hakaret de değildi.
Bu, güç–zayıflık dengesinin dünyada nasıl işlediğine dair çıplak bir tespitti.
Yıllar sonra bu sözün tarihsel karşılığını Lozan’da gördüm.
Lozan Barış Konferansı sırasında Britanya heyetinin başındaki isim olan Lord Curzon, Türk heyetinin lideri İsmet İnönü’ye şu mealde bir cümle kurar:
“Bugün kabul etmediğiniz her........