Ege, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz: Statüko Zamanla Nasıl Yeniden Tanımlanıyor

Jeopolitiğin en temel kuralı şudur: Toprak ve etki alanları çoğu zaman tek bir büyük hamleyle değil, zamanın sabrı ve küçük adımların birikimiyle el değiştirir.
Bugün Ege’de, giderek daha belirgin biçimde Kıbrıs’ta ve Doğu Akdeniz’de yaşanan tam da budur. Hukuki bir devrimden ziyade, zamana yayılan stratejik bir yeniden şekillenmeye tanıklık ediyoruz.

Şubat başında yapılması beklenen Erdoğan–Miçotakis zirvesi öncesinde Yunanistan’dan gelen “deniz parkları”, “çevresel koruma alanları” ve “bilimsel düzenlemeler” gibi teknik başlıklar, tek tek bakıldığında masum ve sınırlı görünebilir.
Oysa stratejik literatürde “salami taktiği” olarak bilinen yöntemin klasik örnekleriyle karşı karşıyayız: Büyük bir dengeyi bir anda zorlamak yerine, küçük ama sürekli adımlarla yeni bir normal inşa etmek.

Hukuken bakıldığında, Ege gibi yarı kapalı bir denizde tek taraflı 6 mil ya da 12 mil düzenlemeleri karşılıklı mutabakat olmadan bağlayıcı bir statü yaratmaz.
Uluslararası hukuk bu konuda nettir. Ancak günümüzün mücadelesi artık metinler üzerinden değil, pratikler üzerinden yürümektedir.

Tekrar edilen uygulamalar alışkanlığa dönüşür. Alışkanlık ise zamanla meşruiyet........

© 10 Haber