Sessiz ama Konuşan Sergi |
Cuma günü Ahmet Güneştekin’in Venedik’teki büyük sergi açılışındaydık.
Güneştekin Vakfı’nın Campo Santa Giustina’daki tarihî Palazzo Gradenigo’da hayata geçirdiği İtalya’daki merkezinin açılışı, Sergio Risaliti küratörlüğünde hazırlanan ve Yıldız Holding sponsorluğunda düzenlenen “Sessizlik” sergisiyle gerçekleşti.
Ama bu sadece bir sergi açılışı değildi. Bu, Türkiye’den çıkan bir sanatçının, uluslararası sahnede kurduğu büyük bir alanın ilanıydı.
Daha önce de Güneştekin’in farklı sergilerine gittim. İşlerinin ölçeğini, cesaretini, hafıza ile kurduğu ilişkiyi biliyordum.
Ama Venedik’te gördüğüm şey başka bir seviyedeydi.
Orada sadece eser yoktu. Bir iddia vardı. Ve bu iddia yalnız değildi.
Türkiye’den 100’ü aşkın davetlinin sırf bu açılış için Venedik’e gelmiş olması, aslında çok net bir şeyi gösteriyordu: Bu sadece bir sanat etkinliği değil, bir sahiplenme anıydı. Ve bu da en az serginin kendisi kadar güçlüydü.
Bu noktada Yıldız Holding’in duruşu belirleyici. Çünkü burada gördüğümüz şey kültüre, hafızaya ve geleceğe yapılan bilinçli bir yatırım.
İş insanı Murat Ülker, Venedik’teki ön izleme sırasında bu yaklaşımı çok net bir cümleyle özetledi: “Sanatın hem bireyler hem toplum için birleştirici ve dönüştürücü bir güç olduğuna inanıyoruz” diyerek Ahmet Güneştekin’in sanatının Anadolu’nun çok katmanlı kültürel hafızasını çağdaş sanatın evrensel diliyle buluşturduğunu vurguladı.
Bu cümle, aslında bu serginin neden önemli olduğunu tek başına anlatıyor. Aynı çizgide, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü ise meseleyi daha geniş bir çerçeveye taşıdı. Sanatın birleştiren, ilham veren ve geçmişle bugünü birbirine bağlayan yönünün Yıldız Holding bakış açısıyla birebir örtüştüğünü anlattı. Ve çok net bir hedef koydu: Yıldız Holding Türkiye’den çıkan sanatçıların uluslararası platformlarda daha görünür olması gerektiğine inanıyor.
Bu iki yaklaşım birleştiğinde ortaya sadece bir destek değil, bir kültürel strateji çıkıyor. Bugün birçok marka sanatla temas eder. Ama çok azı sanatın gerçekten bir “alan kurma gücü” olduğunun farkında.
Yıldız Holding burada sadece bir serginin yanında durmuyor. Bir sanatçının küresel ölçekte kurduğu alanın arkasında........