Gelin Zor, Oğlan Kör, Kaynana Arıza…
Kaynana gelin ilişkisini ilk yazışım değil. Ancak Brooklyn Beckham’ın anne babası David ve Victoria Beckham’a “Benimle değil, avukatlarımla konuşun” demesiyle bir kez daha anladık ki: Bir oğlan büyütmek, onu evlendirmekten daha kolay.
İşin ironik tarafı şu: Yıllarca “oğlumun mutluluğu her şeyden önemli” denir. Oğul gerçekten mutlu olunca ise ortalık karışır.
Brooklyn’in eşi Nicola Peltz hakkında “rehin aldı”, “kontrol ediyor”, “oğlan ailesinden koparıldı” gibi iddialar dolaşıyor. Tanıdık geldi mi? Çünkü bu senaryo sadece Beckham’lara ait değil; dünya genelinde milyonlarca evde aynı sezon, aynı bölüm oynuyor.
Üstelik bu düşmanlık yeni de değil. Rivayete göre ilk çatlak, Nicola’nın düğünde Victoria Beckham tasarımı yerine Valentino gelinlik giymesiyle başlamış. Yani mesele bir gelinlik değil; mesele “beni seçmedi” duygusu. Kayınvalide literatüründe bunun adı net: ilk hayal kırıklığı.
Önce şu gerçekle yüzleşelim: Oğlunuz evlendiğinde artık hayatındaki “birinci kadın” siz değilsiniz. Bu bir başarısızlık değil, biyolojik ve duygusal olarak sağlıklı bir sonuçtur. Ama kabul edelim, kolay değil.
Çoğu oğlan annesi şunu söylüyor: “Ben kaybetmedim, gelin aldı.” Oysa gerçek genelde şu: Oğlan ilk kez kendi hayatının merkezine birini koydu.
Bu noktada işler kontrolden çıkarsa, gelin “tehlike”, oğlan “manipüle edilmiş”, aşk ise “büyü” ilan edilir.........
