Bu gecenin mutlaka sabahı da olacak…
2025 yılı insanlık ve bilhassa bizim insanımız için her bakımdan çok zor bir yıl oldu. Ülkemizde mutlu bir azınlığın dışında herkes perişan. Ekonomik darlık yalnız kitleleri değil bir çok sanayi sektörünü de vurmuş durumda. Ülke ekonomisinin can damarı sayılan tekstil sektörü ölüm döşeğinde.
Ekonomiyi yavaşlatıp enflasyonu düşürmek için zorunlu olarak alınan katı tedbirler kitleler üzerinde çok olumsuz bir etki yaptı. Hatta orta sınıf tamamen silindi. Yani Vatandaş Osman tamamen tuş oldu ve kendine gelmesi çok uzun bir zaman alacak.
Asgari ücreti ne kadar arttırsanız, emekli maaşlarını ne kadar yükseltseniz bir işe yaramıyor çünkü kayıplar çok yüksek. İnsanlar artık kırmızı et alamıyor, emekliler kiralarını ödeyemedikleri için ucuz otel veya pansiyonlarda hatta şehirlerarası otobüs terminallerinde geceliyorlar. Tablo çok vahim. 53 yıllık gazetecilik hayatımda çok ekonomik krizlerden geçtik ama böyle bir durumla maalesef karşılaşmadım.
Sanayici bugünkü ağır şartlarda kredi alıp yatırım yapamıyor veya işini çeviremiyor. Parası olan ise yatırım yerine parasını faize veya altına yatırıp rant yiyor… İktidara yakın şirketler bile zor durumda ve maaşlarını ödemede zorlanıyorlar…
Türkiye’nin idari yapısı ise yerle bir olmuş durumda. Bakanlıklar, resmi kuruluşlarda dağınıklık var. Ciddi bir silkiniş ve........



















































