menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Unutulan İhtimalin Geri Dönüşü

22 0
15.05.2026

Fransa’da bir gazetede yayımlanan bir mektupta, sinemanın aşırı sağa yakın bir medya patronunun etkisine bırakılmasının yalnızca kültürel üretimin tekelleşmesi değil, “kolektif hayal gücünün” teslim edilmesi anlamına gelebileceği yazıyordu.

Bu cümle ilk bakışta sinema sektörüne dair bir tartışma gibi görünebilir.

Bana kalsa, mesele daha derin.

Çünkü toplumlar yalnızca ekonomiyle, yasalarla ya da siyasetle yönetilmez.

Bir toplum aynı zamanda hikâyelerle yönetilir.

Hangi yüzleri kendine yakın bulduğu, hangi hayatları normal gördüğü, hangi korkularla yaşadığı ve hangi umutları artık çocukça saydığı üzerinden şekillenir.

Belki de son kırk yılın en büyük dönüşümü, düşünceyi özgürlük adına daraltabilme becerisi oldu.

İnsana sürekli “özgürsün” denirken, aslında ‘neyi düşünebileceğinin sınırları’ usul usul çizildi.

Piyasanın dışında kalan fikirler “gerçekçi değil” diye küçümsendi.

Derinlik, yavaşlık ve entelektüel arayış “hayattan kopukluk” sayıldı.

Hepimizin hayatında, ana akımın ritmine kendini kaptırdıkça sertleşen, saldırganlaşan insanlar oldu.

Sanki düşünmek değil tepki vermek, anlamak değil saf tutmak ödüllendirildi.

Feci bir dönemden geçtik.

Bir zamanlar toplumların vicdanı sayılan entelektüeller giderek “entel” sözüyle hafif alay edilen figürlere dönüştürüldü.

Düşünmek,........

© 10 Haber