Geleceğin Tarafında Görünmek
Bir zamanlar dünyayı değiştirmek isteyen insanlar vardı.
Büyük cümleler kurulurdu.
Kapitalizmin insan ruhunu çürüttüğünü, piyasanın insanı nesneleştirdiği konuşulurdu.
Neoliberal düzenin toplumları yalnızlaştırdığı anlatılırdı.
Bazen sert, bazen romantiktiler ama söyledikleri şeyin içinde en azından tarihsel bir ağırlık vardı.
Bugün dönüp bakınca insan şaşırıyor.
Çünkü o fikirlerin bir kısmı otuz küsur sene önce yalnızca terk edilmedi; neredeyse tersine çevrildi.
Düne kadar sistem eleştirisi yapanların bazıları, zamanla sistemin en parlak tercümanlarına dönüştü.
Şimdi ise aynı çevrelerin bir bölümü, neoliberal dönemin adından bile uzak durarak, ürettiği büyük sorunları bu kez teknolojinin kurtarıcılığıyla aşacağımızı anlatıyor.
Bu kez yeni sloganlar var:
Yapay zekâ, dijital dönüşüm, post-insan, optimizasyon, verimlilik, hız…
Ton ise çok tanıdık.
Yine büyük bir kesinlik hissi var.
Ama asıl dert, geleceği önceden bilmeyi satın alma telaşı.
İnsan bazen burada durup şunu düşünüyor:
Gerçekten fikir mi değişti, yoksa yalnızca tarihin........
