Etki Ajanlığı Çağında Slow Rolling Disaster
“İnsanın iktidara karşı mücadelesi, hafızanın unutuşa karşı mücadelesidir.”
— Milan Kundera
Yıllar önce kayda geçirilmiş bu ağır cümle, bugün daha da ağır bir anlam taşıyor.
Çünkü “unutuş” artık yalnızca geçmişin bellekten silinmesiyle değil, dikkatin sürekli başka yere çekilmesiyle de üretiliyor.
İnsan, unuttuğu için değil; sürekli oyalanıp dağıldığı için de görme yetisini kaybedebiliyor.
“Etki ajanlığı” diye tanımlanan, bilerek ya da bilmeyerek insanların dikkatini, kanaatini ve gündemini yönlendirmeye dönük gayretler, gittikçe daha asap bozucu geliyor bana.
İster medyada, ister kıraathanede, ister kürsüde yapılsın…
Adına “etki ajanlığı” dedikleri şey de tam olarak bu: dikkatleri yönlendirebilme sanatı.
Etki ajanlarının işi, insanlara ne düşüneceklerini söylemekten bile daha maharetli bir iş.
İnsanların neyi konuşacaklarını, neyi konuşmayacaklarını; neyi acil, neyi sıradan göreceklerini belirleyebilmek.
Bugün mesela, biri adeta görevli bir ajans sözcüsü gibi yapay zekânın insanlığı nasıl dönüştüreceğini, yaşlanmayı nasıl yavaşlatacağını, yeni ekonomik çağın nasıl kurulacağını anlatıyor.
Bunların önemli bir kısmı gerçekleşebilir de.
Ama aynı anda başka bir dünya da sessizce ilerliyor.
İşte tam o anda eski “sen cambaza bak” numarası devreye giriyor.
Dayanma gücümüzü zorlayan bir sıcak var dışarıda.
Dünya son yılların en ağır sıcak hava dalgalarından birini yaşıyor.
Aşırı sıcaklar artık yalnızca meteorolojik bir olay değil; doğrudan bir insan sağlığı........
