Sızma Zeytinyağı Alzheimer ve Parkinson’a Karşı
Okuduklarını, öğrendiklerini ve bilimle gelenek arasındaki bağı paylaşmayı seven bir gazeteci olarak, sağlıklı yaşlanma meselesini uzun zamandır yalnızca kişisel bir ilgi değil, kamusal bir sorumluluk olarak görüyorum.
Zaman zaman zeytinliğimde durup düşünürüm binlerce yıldır “şifa” kelimesiyle yan yana anılan bu küçük meyvenin içinde gerçekten ne var? Bu sorunun peşine düşmemin nedeni üretmekten çok anlatmak; gözlemlediklerimi, okuduklarımı ve bilimin bugün söylediklerini sade bir dille aktarmak. Çünkü artık biliyoruz ki bazı cevaplar yalnızca mutfakta değil, nöroloji kitaplarının satır aralarında saklı.
Son yıllarda bu sorunun karşılığı sadece geleneksel bilgelikte değil, bilimsel literatürde de netleşiyor. Özellikle Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklar söz konusu olduğunda.
Bu yazıda yer verdiğim bilimsel bilgilerin önemli bir kısmı, İngiltere’de görüştüğüm ünlü doktor Dr. Simon Poole ile yaptığım sohbetlerden ve kaleme aldığı The Olive Oil Diet adlı çalışmadan ilham alıyor.
Hastalık Başlamadan Önce: Oksidatif Stres
Alzheimer ve Parkinson’un temelinde yatan önemli mekanizmalardan birinin oksidatif stres olduğunu öğrendim.
En basit haliyle anlatırsam:
Hücrelerin içten içe paslanması demekmiş.
Beyin, vücudun toplam oksijeninin yaklaşık ’sini kullanıyor. Aynı zamanda yağdan zengin bir yapıya sahip. Bu da onu oksidatif hasara karşı daha hassas hâle getiriyor.
Dr. Poole ile yaptığımız görüşmede özellikle şu noktanın altını çizdi:
“Zeytinyağı bir makro besin değil; aynı zamanda bir mikro savunma sistemidir.”
Oksidatif stres arttığında:
•Hücre zarları zarar görüyor
•Proteinler yanlış katlanıyor
•Beyinde........
