We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Hay böyle rüyanın!

55 13 372
12.07.2018

Kan ter içinde uyandım..

Rüya müya değil, bildiğin kâbustu..

Bir adam, elinde bir kalem, masa üzerinde yığılı dosyalar..

Sağ tarafta uzayıp giden bir kuyruk..

Dosyasını masaya uzatıp imzasını alan herkesin yüzünde müstehzi bir gülüş..

İmzayı alan, ip atlar gibi sekerek uzaklaşıyor..

**

Kuyruktan ayrılanların nereye gittiklerini merak edip, odanın dışına çıkıyorum..

Kimsenin bir yere gittiği yok.. Büyükçe bir ekran bulunan salonda, keyifle sohbet ediyorlar..

Herkesin gözü ekranda.. "Bak benim dosya" diyor bazıları..

O sırada Ordunun komutanını seçiyor gözlerim.. Onun yüzünde de müstehzi bir gülüş..

Yanından geçerken gayrı ihtiyarı selam veriyor, "Nasılsınız Paşam?" diyorum..

Yanındaki adam, "Paşa değil, Sayın Bakan" diyor..

Anlam veremiyorum.. Aynı anda odadaki ekrandan yükselen ses yankılanıyor kulağımda:

-Patron, Genelkurmay Başkanı'nı Savunma Bakanı yaptı..

**

Tekrar odaya yöneliyorum.. İmza kuyruğu uzadıkça uzamış..

İki kişinin konuşmasına şahit oluyorum:

-Ben komutan sen kuvvetin başına.. Patron öyle düşünüyor..

Tanıdık yüzler ama adını koyamıyorum..

Ta ki salona döndüğümde ekranda beliren alt yazıya kadar:

-Patron bilmem kimi ordunun başına, bilmem kimi de kuvvetin başına atadı..

**

"Ne patronmuş" diyor içimdeki ses, "Alıyor, atıyor.."

Ordunun komutanı tek bir kişinin imzasıyla Bakana dönüşüyor..

Yine tek kişinin imzasıyla, ordunun başına bir başkası oturuyor..

"Rüya bu, olur böyle saçmalıklar" diyerek geçiştiriyorum..

Rüya olmasa, bunca yıllık gelenek var, yasalar var, anayasa var..

Bu işin Askeri Şurası var, değerlendirmeler var, teamüller var..

Nerede görülmüş, Kaddafi'nin, Saddam'ın, El Beşir'in yaptığı gibi, parmak şaklatıp, orduya takla attırmak..

**

Bir başkası sesleniyor salonun bir köşesine:

-Pavarottiler iptal abi..

Anlam veremiyorum önce.. Ama o adam diğer adama o büyük ekranı işaret edince alt yazıya takılıyor gözüm:

-Devlet Opera ve Balesi ile Devlet Tiyatroları lağvedildi..

Sonradan düşüyor jeton.. Salonun diğer ucuna bağıran adam, patronun imza attığı masanın önünde pis pis sırıtan adam..

İyi ama Devlet Tiyatroları da Opera ve Bale de, ayrı yasaları olan özerk kuruluşlar değil mi?

Bunlarla ilgili düzenleme yapabilmek için Bakanlık Yasası'nda değişiklik yapılması gerekmez mi?

Gerekir........

© Yeniçağ