İnegöl’de taban sağlam! Yerel seçimler münasebetiyle İnegöl’deki “Taban sağlamlığından” kastımız şudur:

Birincisi; İnegöl merkez ve köylerinde yerleşik halkımızın “millilik” adına taban olarak sağlam durmaları!

İkincisi; İnegöl’e hizmette zamanla yarışan mevcut ve yeniden aday olan belediye başkanı Alper Taban’ın çalışmaları.

İnegöl, Marmara bölgemizin mutlaka keşfedilmesi gereken ilçelerimizden birisi! Bursa’nın merkez ilçelerinden sonra bölgenin en kalabalık nüfusuna sahip İnegöl, her bakımdan Türkiye’nin küçük bir modeli gibi!

“Ne isterseniz var”, “Ne ararsanız bulursunuz”, İnsana dair; sağlıktan ekonomiye, kültürden sanata, eğitimden tarihe tam bir pilot bölge.

İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, 2019 seçimleri sırasında şehrin yönetim ve imarına dair ne söz vermişse yüzde doksanının gerçekleştirmiş.

Bir şehre aidiyet duymak için ilk önce şehrin; tarihine-medeniyetine-kültürüne ve tabii insanına sahip çıkmak gerekir ki, halkımız şehirlerini kucaklayabilsinler.

Alper Taban, İnegöl’ün tarihi başta olmak üzere bütün değer yargılarına sahip çıkarak, hem şehrin imarını hem insana hizmetin tüm gereklerini yerine getirmiş.

Bu sebeple dedik ki, İnegöl’de taban sağlam”. Şimdi bu sağlamlığa dair şehrin geçmişine özetle bir yolculuk yapalım.

Malum olduğu üzere Devlet-i Aliye’nin temeli; Söğüt, Bilecik, Domaniç ve İnegöl’de atılmıştır. Osman Gazi’nin ilk fethinden birisi İnegöl’dedir.

Aşıkpaşazade tarihine göre H. 684, M.1285 yılında İnegöl civarındaki Kulaca Kalesine baskın yaparak halkı teslim alan Osman Gazi, İnegöl’ün fethi için can yoldaşlarından Turgut Alp’i görevlendirir ve İnegöl 1299 tarihinde fethedilir.

Bu tarih, Osmanlı’nın Cihan Devleti olma yolundaki ilk adımıdır. Bugün Turgut Alp’in kabri İnegöl’dedir ve belediye tarafından restore edilerek ziyarete açıktır.

İnegöl, acılı topraklardaki ve coğrafyalardaki soydaşlarımızın da sığınakları ve yurt edindikleri önemli bir bölgedir. Mazluma kucak açan bereketli topraklardır.

İnegöl’ün ilk muhacirleri 93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı Rus savaşı sonrası Kafkaslar ve Balkanlar’da kaybedilen topraklardan göçen soydaşlarımızdır.

Topraklarımızda; huzur, güven ve istikrarlı bir şekilde yaşayabilmemiz, öncelikli çimentomuz olan “din ve dil birliğimizle” birlikte, bu eksende gelişmiş kültürel kodlarımızın muhafazasıyla mümkündür.

Bu manada İnegöl ev sahipliğine devam etmektedir ama göçler durmaz. Ülkemizin pek çok bölgesi gibi Bursa ve İnegöl, “ana vatandır-baba ocağıdır-ana ocağıdır”.

Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve ardından Milli Mücadele sonrası mübadele ile gelen soydaşlarımızdan çeyrek asır sonra 1951 ila 1989 yıllarında, Balkanların çeşitli şehirleri ile Bulgaristan’dan gelen göçmenlere de İnegöl ev sahipliği yapar.

Ezcümle:

İnegöl, etle tırnağın birbirinden ayrılmayacağını gösteren önemli bir şahittir. Bu şahitliğin mimarlarından başta geleni ise yerel yönetimlerdir.

Bu anlamda Belediye Başkanı Alper Taban, yaptığı hizmetleriyle şehre ve halka şahitliğini-sahipliğini sürdürmektedir vesselam.

QOSHE - İnegöl’de taban sağlam - Hüseyin Öztürk
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İnegöl’de taban sağlam

15 11
16.02.2024

İnegöl’de taban sağlam! Yerel seçimler münasebetiyle İnegöl’deki “Taban sağlamlığından” kastımız şudur:

Birincisi; İnegöl merkez ve köylerinde yerleşik halkımızın “millilik” adına taban olarak sağlam durmaları!

İkincisi; İnegöl’e hizmette zamanla yarışan mevcut ve yeniden aday olan belediye başkanı Alper Taban’ın çalışmaları.

İnegöl, Marmara bölgemizin mutlaka keşfedilmesi gereken ilçelerimizden birisi! Bursa’nın merkez ilçelerinden sonra bölgenin en kalabalık nüfusuna sahip İnegöl, her bakımdan Türkiye’nin küçük bir modeli gibi!

“Ne isterseniz var”, “Ne ararsanız bulursunuz”, İnsana dair; sağlıktan ekonomiye, kültürden sanata, eğitimden tarihe tam bir pilot bölge.

İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, 2019 seçimleri sırasında şehrin yönetim ve imarına dair ne söz vermişse yüzde doksanının gerçekleştirmiş.

Bir şehre aidiyet duymak için ilk önce şehrin; tarihine-medeniyetine-kültürüne ve tabii insanına sahip çıkmak gerekir ki, halkımız şehirlerini kucaklayabilsinler.

Alper Taban,........

© Yeni Akit


Get it on Google Play