We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Katar’ı bırak Kıbrıs’a bak!

242 299 104
19.06.2017

Katar krizinin başladığı günden bu yana AKP hükümeti yalpalıyor.
Krize AKP'den ilk tepki “anlamaya çalışmak” olmuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan bile “Bir oyun oynanıyor, ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz” diye açıklama yaptı.
İkinci gün AKP tavır değiştirdi. Yine Erdoğan'ın ağzından krizde Katar'ın yanında olacağını resmen açıkladı.
Ancak tam AKP ve yandaş medya korosu “Katar'la omuz omuza” türkülerine başlamış, Suudi Arabistan'la ittifak kuran ABD'yi suçlama yoluna girmişti ki, Katar Emiri'nden beklenmedik bir hamle geldi.
Emir, 12 milyar doları bastırdı, ABD'den savaş uçağı satın aldı.
Bizim yandaş basın ve AKP de -elbette mecazi olarak kullanıyorum- gece yarısı far görmüş tavşan gibi kaldı.
AKP ve yandaşlar ABD'ye salvo yapacakken, asıl salvo Washington'dan geldi.
Önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Washington'da gösterici döven korumaları hakkında gıyabi gözaltı kararı çıkarıldı.
Ardından da Trump'ın Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ağzındaki baklayı çıkardı.
Amerikalı bakan, Türkiye ve Bahreyn'i örnek göstererek, “Müslüman Kardeşler hükümetlerin bir parçası haline gelmiş durumda” dedi.
Tillerson, bu sözleriyle görünürde Suudi Arabistan ve yancısı Sünni Arap ülkelerinin, Müslüman Kardeşler örgütünü toptan “terörist” ilan etmesini eleştirdi ama diğer yandan Türkiye'deki AKP hükümetini resmen “Müslüman Kardeşler'in parçası” olarak yaftalamış oldu.
Bir nevi, Türkiye'deki AKP hükümetini tüm dünyaya “hedef” gösterdi.
İşte tam da bu ortamda, şubat ayında çöken Kıbrıs görüşmeleri, hiç beklenmedik şekilde yeniden başladı.
Şubatta Cenevre'de yapılan görüşmelerin çökmesinin nedeni, Türkiye'nin “garanti anlaşmasından vazgeçmeme” konusundaki direnciydi.
Şubattan bu yana ne değişti de, şimdi yeniden görüşmeler başladı?
Değişen sadece Türkiye'deki AKP hükümetinin hem ABD, hem de bir zamanlar ölen kralı için milli yas ilan edilen Suudi Arabistan'ın ve onun yancılarının “hedefine” girmesi oldu.
Uluslararası ilişkilerin kuralıdır:
Siyaseten sıkışanlar, en kolay taviz verenlerdir.
Türkiye'de 15 yıldır süren AKP iktidarı da, uluslararası alanda en sıkışık günlerini yaşıyor.
Kıbrıs'a dikkat; her an her şey olabilir.

Neden yürüyüş?

Ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun en önde yaptığı yürüyüş sıradan bir eylem değil.
Tek başına yola çıktı ama tüm Türkiye için yürüyor Kılıçdaroğlu…
Kılıçdaroğlu'nun uğrunda yürüdüğü adil Türkiye'de AKP'ye oy verenler de var, CHP'ye oy verenler de…
MHP........

© Sözcü

Tepkiler & Yorumlar

1
6 days

Yorum yap

yorumunuz...


küfür, argo, hakaret içeren yorumlar silinir 0/350

Yorum yap