We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Geleceğe yolculuğa var mısınız?

2 0 0
18.06.2018

İsveç’te basına bakış, doğal olarak çok ilgimi çekmişti… Gerçi 1970’lerin başında Türkiye’de basın bugünküyle karşılaştırılamayacak kadar özgürdü, ama bu İskandinav ülkesindeki durum, insanın kendini “geleceğe yolculuk yapmış gibi” hissetmesine neden oluyordu…
Ülkede öyle klasik anlamda bir Anayasa yoktu ve 4 önemli yasaya dayanılarak yönetiliyordu…
Kraliyet Yasası, Parlamento ve Hükümet’in Oluşumu Yasası, Vatandaşlık Hakları Yasası ve ilgimi haklı olarak çeken Basın Özgürlüğü Yasası…
Yasa; basını en kısa tanımlamasıyla, alabildiğine özgür bırakıyor, bunun bir kaosa neden olmaması için gerekli olan önlem ve sınırlamaların da ancak bizzat basın tarafından belirlenecek etik kurallarla olabileceğini öngörüyordu… Önemli olan, basın mensuplarının üzerlerinde hiç bir baskı hissetmemeleriydi…
Radyo ve televizyon yayınları, çok ortaklı bir özel şirket tarafından yapılıyordu… Ortaklar arasında sendikalar, çiftçi örgütleri, dernekler, bireyler ve hatta İsveç Kilisesi vardı… Bu şirket, İsveç Devleti’yle her 5 yılda bir yenilenen bir Sözleşme imzalıyor ve bunun içeriğine bağlı kalmak kaydıyla radyo ve televizyon yayınları yapıyordu… Bu yayınların bırakın sansürlenmesini, önceden denetlenmesi bile söz konusu değildi… Teorik olarak bir çılgının radyo ya da televizyona çıkıp........

© Sonsöz