We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kulluk Kimliğimiz-2

3 0 0
14.09.2017

Bizler hem namazda / Fatiha’da bu ahdimizi hatırlıyoruz. Yeniliyoruz. Tazeleniyoruz. Hem de kelime-i tevhid ve şehadetlerimizle onları tekrar etmek suretiyle ezeldeki sözleşmemizi hatırlıyor, tekrarla ahdimizi yeniliyoruz. Hac’da / İstilam’da da aynı anlam var.

Bu kelimelerle Rabbimizle kulluk ilişkimizi ifade ediyoruz. Bu ilişki dinimizin/tevhidimizin/ şehadetimizin O’nunla olan iman, hukuk, siyaset, ahlak vb. ilişkilerimizin de ifadesi olmuş oluyor...

Unutmakla malulüz. Vahiyle, elçileriyle bize hatırlatıyor, ahdimize vefa göstermemiz için uyarıyor, çoğumuzun da “ahdine vefa” göstermeyeceğini beyan buyuruyor. “Siz Bana verdiğiniz sözü tutun; Ben de size vaadimi yerine getireyim.” Buyuruyor... “Esfeli safilin ile Âlâyı illiyyin arasında alçalıp yükseliyoruz.

Kulluk/din bütündür, parçalanamaz, bölünemez...Hayatımız, vatandaşlığımız bölünebilir mi? Bir devletin vatandaşının emirlerin bir kısmına uyup, bir kısmına uymaması cezayı gerektirmiyor mu? Kaldı ki bu emirler eksik, yanlış, hatta zararlı bile olabiliyor... Rabbimizin hükümleriyse üstün ve doğrudur.

İslam barış demek... Rabbimizle sözleşme akdedip, O’na teslim olunca taraflar arasında itaatle barış/ adalet sağlanıyor. Rabbimizle bu sözleşmemizi ihlal ettirmek için nefsimizi ve şeytanı bize musallat etmiş. O doğru yolun üstüne oturarak bizi başka yollara saptırmaya çalışacak.

Biz O’na uyarak günah işlediğimizdeyse biz istiğfar ettikçe bizi affedecek. Şeytanın ihlaslı kullara nüfuzu yoktur.

Kimliklerimiz/aidiyetlerimiz bizi öteki varlıklardan, özelde de diğer insanlardan ayıran özelliklerimizin toplamı gibidir. Öyle ki biz, “ben/zat” özelliklerimizle birbirimizden ayrılır, farklılaşır, tanınır, çağrılırız... “Ben” tek olsa da özelliklerimiz çoktur. Çokluk ve benzerlik içinde farklılığımızla tanınırız... Aynılık ise yoktur. Kimliklerimizin bir kısmı yaratılıştan/doğuştan Yaratıcı tarafından bağışlanmıştır. Birçok kimliğimiz de sonradan edinilmiş/kazanılmıştır: Evlilikle, sözleşmelerle, eğitimle... Vatandaşlık kimliğimizi doğuştan ediniyoruz. İstisnai olarak da edinilebiliyor. Çıkartılabiliyoruz da... Bu kimlik hukuki ve siyasi bir kimliktir. Nasıl ki kulluk, Allah’a hukuki/siyasi/itikadi bağlılıksa, vatandaşlık da ilgili devlete bağlılıktır.

Kimliklerimizin bir kısmı daha “ruhlar alemindeyken” edinilmiştir. Şehadetle, kelime-i tevhidle müslüman/ kulluk kimliğimizi o zaman almışız...........

© Milli Gazete