We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İki seçim arası

209 48 68
14.06.2018

Memlekete bir hal geldi. Henüz 24 Haziran’da sonucun ne olacağını bilmiyoruz tabii. Ancak seçmen, şu ya da bu biçimde, Türkiye’de arzu etmediği rejim değişikliğine yönelik tepkisini, ya şimdi ya da birkaç yıl sonra illa ki yeniden önümüze gelecek bir başka sandık yarışında ortaya koyacak.
Değişim rüzgârları esiyor; ilelebet durdurmak mümkün değil.
Gençler, orta sınıf, şehirliler iktidardan desteğini çekiyor. Bunu yaparken de, kimliğe dayalı katı tutumları yavaş yavaş reddediyor. Örneğin solcular, Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’nun konuşmalarını paylaşıyor; Türkiye’nin bir demokrasi olarak yoluna devam etmesini şehirli modernler, kime oy verecekleri sorulduğunda hiç çekinmeden “HDP ve İnce” diyor. Seçim çalışması yapan İYİ Parti ve CHP’liler, yolda rastlaştıklarında birbirlerini alkışlıyor.
Bütün bunlar, Türk-Kürt, Sünni-Alevi, laik-muhafazakâr gibi toplumsal fay hatlarından çok çekmiş bir coğrafya için çok güzel gelişmeler. İktidar partisi sözcüleri bu hali ‘Yedi benzemezler’ diye alaya alıyor ancak tam tersine bu çok seslilik, muhalefet cephesinin en büyük silahı. Ortadoğu’nun kıyısında ama Ortadoğu’nun dayattığı bu kimlik hapishanelerinden artık bunalmış bir halk var. Toplum, demokrasinin olmadığı yerde, organik bir şekilde kendi ahengini yaratıyor.
İktidar açısından bu kan kaybını kek ve kuru pastayla durdurmak mümkün değil. Millet bahçesinden yuvarlanıp sonra da millet kıraathanesinde........

© Cumhuriyet