We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir devrin başı…

15 1 20
03.12.2018

Geçtiğimiz ay nasıl geçti bilmiyorum…

Kasım ayından bahsediyorum.

1 Kasım’da Dijital Topuklar vardı, onu hatırlıyorum. Bir ara kitap fuarına gittik çocuklarla… Hemen ardından kızkardeşim geldi iki bebesiyle… Sonrasını hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde evde yalnızdım.

Şaka şaka… Tabii ki hatırlıyorum. Çok güzel, çok kalabalık, çok gürültülü bir iki buçuk hafta geçirdik birlikte… Evin içinde yaşları 16 ay ile 12 arasında değişen beş çocuk. Her seferinde en az beş yetişkin. Bazen evde kimin kaldığını unutuyordum, bir bakıyorum banyodan kuzenim çıkıyor, “Aaa sen de mi buradaydın?” falan.

Düğünevi gibiydi. Çok güzeldi, kalabalık çok yorucuydu ama birlikte olma hissi muhteşem… Ayrılmak da bir o kadar zor. Herkesin kendi hayatında mutlu olması en büyük tesellimiz.

Gelelim kendi hayatımıza… “Kendime geldiğimde evde yalnızdım” dedim ya, lafın gelişi değil o… Gerçekten yalnızım. Kızkardeşim Portekize’e, annemler Bodrum’a döndüler ve bizim beş kişilik gürültülü evimiz bir anda sessiz kaldı. Onun da ötesinde, üç senedir bizimle olan yardımcımızla yolları ayırdık. Hem zamanı gelmişti, hem onun tarafında bazı sağlık sorunları öyle gerektirdi falan derken yolun bundan sonrasında tek başımıza devam edeceğiz.

Benim zaten yardımcılı hayata tahammülüm ortalama sene… Çocuklar 3 yaşına yaklaşınca ben bi kıpırdanmaya başlıyorum, “Haydi herkes okuluna, evde kimse kalmasın” oluyorum. Bu kimseye, eve yardım etmek için gelen insanlar da dahil. İşini çoğunlukla evden yapmaya çalışan bir insan olarak, evde benden başkası olmasına tahammül edemiyorum. Ha, bebeğin........

© Blogcu Anne