We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ermeni Soykırımı Sürecinde “Fırat’ın Doğusu”

54 1 52
15.12.2018

Ermeni Soykırımı sürecinde Fırat’ın doğusunun gündeme gelme nedeni bölgedeki üç alandı. Yaklaşık 100 yıl önce Bağdat Demiryolu projesinin ikiye böldüğü bu yerleşim yerleri, Urfa’ya bağlı Mürşitpınar, Akçakale ve Ceylanpınar ile Suriye sınırında kalan Arapça isimleri ile Ayn el Arab, Resulayn ve Tel Abyad ya da Kürtçe adları ile Kobanê, Girê Spî ve Serê Kaniyê bölgeleriydi.

Kürtçe adı Kobanê olan yer, 20. yüzyılın başındaki Almanya raporlarında Arapça “Ayn el Arab” ismine yakın bir şekilde “Arab Punar” diye anılıyordu. Almanya’nın Halep Konsolosu Walter Rössler, 13 Ağustos 1915’teki raporunda 11 Ağustos’ta kendisine iletilen “Bir Avusturyalının tuttuğu kayıtlar”a atıfta bulunuyordu. Bu kayıtlara göre, bölgede ölen Ermenilerin cansız bedenleri yakılmıştı: “Urfa – Arab Punar yolu üzerinde herhalde karanlıktan ceset görmüyordum, ancak bu yolu sürekli gidip gelen arabacım yol boyunca ara sıra yanmış yerleri gösteriyordu – çünkü insan cesetleri bulundukları yerde hemen yakılıyor.”

“Almanyalı mühendisin tanıklığı”

3 Ocak 1916 yılındaki raporundaysa Rössler, Ermeni soykırım kurbanlarının bölgede hayatlarını nasıl kaybettiklerini detaylı olarak aktarıyordu. Raporuna göre Ermenilerin cansız bedenleri gömülmeden yol kenarında bırakılmışlardı, vahşi hayvanlara yem oluyorlardı. Hatta hayatta olanlar da hayvanların saldırısına uğruyorlardı:

“(…) hasta ve bitkin Ermenilerin........

© Bianet