We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ermenistan Virajı Genişten Aldı

16 0 6
15.12.2018

Başlıktaki “virajı genişten alma” sözü önemli ölçüde Ermenistan’daki “geçici”liğini kalıcı başbakanlığa dönüştüren “Benim Adımım İttifakı” lideri Nikol Paşinyan’ın siyasal seyrini ifade ediyor.

Kısaca hatırlayacak olursak geçtiğimiz hafta Ermenistan’da erken genel seçimler yapıldı. Paşinyan ve müttefikleri oyların yüzde 70,4'ünü aldı. Oligarklardan bir kesimini temsil eden Müreffeh Ermenistan Partisi ise 8,2'sini, reformcu-ılımlı diye nitelenen Işıldayan Ermenistan Partisi de yüzde 6,3'ünü aldı. Eski cumhurbaşkanı Sarkisyan'ın Cumhuriyetçi Parti'si ise oyların yüzde 4,7'sini alarak yüzde 5’lik barajın altında kaldı.(1)

Böylelikle Paşinyan ve müttefiklerinin hedefindeki iktidar değişikliği demokratik yöntemlerle gerçekleşti ve şimdilik sabitlenmiş oldu. Geçtiğimiz yıl bahar ayında başlayan Ermenistan’ın yaşadığı “Kadife Devrim” süreci özellikle günümüzdeki siyasal-sosyal değişimin olanaklarını anlamak için bize bazı önemli veriler sunuyor.

Meşruiyet

Meşruiyet kavramı için Paşinyan’ın ana sermayesiydi desem yeridir.

Paşinyan ve müttefiklerinin isyanı hayali bir zemine dayanmıyordu. Sovyetler Birliği’nin (SB) dağılması sonrası (ve hatta henüz SB dağılmadan milliyetçi kesimlerin Ermenistan’da iktidarda olduğunu da hatırlayarak) çeşitli biçimlerde ve özellikle Dağlık Karabağ savaşındaki pozisyonlarını kullanarak bazı kesimler ülkenin elle tutulur varlıklarına el koyup aynı zamanda çeşitli siyasal komplolarla siyasete de hakim olup ülkenin tepesine çöreklenmiş oligarşik bir yapı oluşturdular.

Yer yer kendi aralarında da sürtüşmeler yaşamalarına rağmen çeşitli hilelerle(2) bugüne kadar egemen siyasete de hükmettiler. Çoğu zaman dolayıma da ihtiyaç duymaksızın siyaset sahnesinde doğrudan var oldular. Üreticiler emeğinin karşılığını alamaz, politikacılar dolandırıcıları kollarken, doğa hakları hiçe sayılır vaziyetteydi. Ayrıca Ermenistan halkı bastırılan başta basın özgürlüğü olmak üzere bir çok haktan yoksun durumdaydı. Muhalifler sık sık şiddette maruz kalabiliyordu. Kadınlar derin bir ataerkil ayrımcılık altında yaşamlarını sürdürüyorlardı, eşcinsellerin ise kimse adını bile duymak istemiyordu. Şimdi bütün bu sorunlar çözüldü mü ayrı mesele fakat halk yeterince iktidardakilerden bıkmıştı.

Bu zemini meşru araçlarla ve legal olanakları da çok zorlamadan Paşinyan iyi değerlendirdi. Her zaman geniş katılıma açık, şenlik havasında ve doğrudan şiddet içermeyen eylemlerin tercih edilmesi burada belirleyici önemde oldu. Yol kesmeler görece bunun dışında gibi gözükse de sürecin ilerlemesinde ateşleyici, meşruiyeti genişleten bir rol oynadı.

Egemen kesimlerin milislerinin ve zaman zaman polisin uyguladığı şiddetin karşında göstericilerin şiddete başvurmaması da dikkat çekiciydi.

Liderlik ve örgütlülük

Bu sürecin önemli bir bütünleyeni ise Paşinyan’ın sürekli halkla birlikte davranan liderliğiydi.

Paşinyan’ın halktan biri imajının yanı sıra ilk günlerde “yaralanan” sarılı eli, sıradan vatandaşlarla sık sık değiştirdiği şapkası, sakalı, yolda şekillenen liderlik kültünün(3) bir parçasıydı. Ayrıca Paşinyan kararlarını alırken büyük mitinglerde, sosyal medyada canlı yayınlarda bir anlamda halka sordu. Onun yaklaşımı halka var olduğunu ve bir şeyleri değiştirebileceğini hissettirdi, bu zaten işin “devrim” olan kısmıydı. Paşinyan bir reformist aynı zamanda bir pragmatist. Zaman içinde........

© Bianet